“Özgürlüğünü ve bağımsızlığını korumak yolunda savaş vermeyi bilmeyen uluslar için yaşama hakkı yoktur.” diyen Mustafa Kemal Atatürk, ülkesinin yok edilme planına karşı başlattığı bağımsızlık mücadelesinin reçetesini tüm dünyaya Amasya Genelgesi ile duyurmuştur.
Bundan tam 90 yıl önce (21-22 Haziran 1919) açıklanan Genelgede Türk Ulusu’nun karşı kaşıya kaldığı tehditler, milli mücadelenin gerekliliği ve bu mücadelenin başarıya ulaşmasının şartları “kararlılıkla” ortaya koyulmuştur.
Bu yüzden Amasya Genelgesi Türk Ulusu’nun “bağımsızlık” bildirgesidir.
Şüphesiz Türkiye 90 yıl boyunca bilimde, fende büyük ilerlemeler kat etmiştir, fakat mazlum milletlere örnek oluşturan Kurtuluş Savaşımız ile kazandığımız bağımsızlığımızı devrimin özünü kavrayamamış,yetersiz ve işbirlikçi idareciler yüzünden her geçen gün hızla yitirmekteyiz.
Bugün yıldönümünü andığımız Amasya Genelgesi'nde de yazdığı gibi "Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir." Bugünkü durum, 1919 koşullarından farksızdır;
- İrticanın devletin her kademesinde söz sahibi olduğu,
- AB, ABD ve İsrail memurluğunun işbirlikçisine “rant” getirdiği,
- Özelleştirmeler ile stratejik kurumlarımızın, tesislerimizin yabancıların eline geçtiği,
- Topraklarımızın, suyumuzun ve ormanlarımızın pervasızca satıldığı, talan edildiği bir ülke...
1919 ile benzerlik ne kadar fazla olursa olsun, o zaman milletin bağımsızlığını, yine milletin istek ve kararı kurtarmıştır; bugün de içerideki cephe suskun kalmayacak, milli bağımsızlığını çiğnemek isteyenlerin karşısına dikilecek ve Atalarından miras kalan bağımsızlığına sahip çıkacaktır.
Atatürkçü Düşünce Derneği Gençlik Kolları olarak Bağımsızlığımızın kazanılmasında önemli bir adım olan Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının 90. yılını kutluyor, tüm vatanseverleri selamlıyor ve bağımsızlık mücadelesine sahip çıkmaya, destek olmaya çağırıyoruz.
Genel Yönetim Kurulumuz, 90. yılında Amasya’da yakılan bağımsızlık ve egemenlik ateşinin yıldönümünde yaptığı toplantı sonucunda aşağıda yer alan görüşlerini Türk halkıyla paylaşma gereği duymuştur:
Amasya Genelgesi, Türk Devrim tarihinin başlangıç bildirgesidir.
90 yıl sonra yeniden, emperyalizm ve işbirlikçilerinin hedefi haline gelen ülkemiz; bölücü ve gerici unsurların eyleme geçtiği tehlikeli bir süreç yaşamaktadır. Özelleştirme ve yabancılaştırmalar sonucu ekonomimiz ulus dışına kaynak aktaran bir yapıya dönüşmüştür. Üretmeyen, dışa bağımlı ekonomik düzende; işsizlik çığ gibi büyümekte, halkımız, tarihin en acımasız yoksulluğu altında ezilmektedir.
Kıbrıs, Ermeni soykırım savı, Ege FIR hattı ve kıta sahanlığı, Irak’ın toprak bütünlüğü gibi benzeri konularda, ulusal davalarımıza çözüm arayışında; karşı tezlerin desteklendiği bir yönetim süreciyle karşı karşıyayız.
Devletin en üst görevlerinde bulunanlar; emperyalizmin bölgesel planlarının aracılığına soyunan kanlı terör örgütü ile anlaşma yapmak için “tarihi fırsatlar” kollamaktadır. Kan ve can verilerek kazanılan topraklarımız,sınırlarımız ulusal güvenliğe, çıkarlarımıza ve yöre halkının istemlerine aykırı olarak yabancı şirketlerin denetimine verilmek istenmektedir.
Yeni kimlik tanımlamaları ile ulus devlet yapısı çökertilmek istenmekte; laik devlet düzeni yerilerek, anayasal sistemimiz sömürgeci, yayılmacı güçlerin istemleri doğrultusunda tümüyle değiştirmeye yönelik taslaklar, öneriler açıklanmaktadır.
Bu hedeflere ulaşmak için bilim, sanat, ekonomi, siyaset ve savunma alanlarında ulus yararına çalışmalar, uyarılar yapan yurtsever aydınlara ve örgütlere karşı baskılar, saldırılar yoğunlaştırılmaktadır. İrtica ile savaşmak suç sayılmaktadır. Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetleri de hedef tahtasına oturtulmuştur.
Devleti yönetmek, ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek, hukukun üstünlüğü ilkesini uygulamak ve anayasayı üstün kılmak andı ile iktidara gelen; ancak iktidar olmayı devleti yıkarak yeni bir devlet kurmak biçiminde anlayan iktidar sahiplerine ve bölgemize karşı insanlık dışı çirkin saldırılara yönelen; ülkemizi kategorik, gerici feodal çatışmaların içine çekerek çıkarlarını kalıcı duruma getirmek isteyen emperyalist güçlere anımsatmak istiyoruz:
Türkiye Cumhuriyeti dış destekle iç iktidarın sürdürülebileceği bir ülke değildir. Türk halkının tarihi belleği buna yatkın da değildir. Hem saldırgan emperyalizme, hem onun işbirlikçilerine karşı bir başkaldırı çağrısı olan Amasya Genelgesi’nin 90. yılında bir kez daha sesleniyoruz: "Yurdun bütünlüğü, Ulusun bağımsızlığı tehlikededir. İşbaşındaki hükümet üzerine aldığı görevin gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum ulusumuzu yok olmuş gibi gösteriyor. Ulusun içine düşürüldüğü durumdan çıkış; yine onun azim ve kararı ile olacaktır.”
Tarih, yurtsever halkımıza yeni bir kahramanlık dayatırsa, insanlık, emperyalizm ve işbirlikçilerinin yeniden çöküşüne tanıklık edecektir. Yüce Türk Ulusuna saygıyla duyurulur. 21.06.2009
Atatürkçü Düşünce Derneği
Genel Yönetim Kurulu Üyeleri